20 Nisan 2015 Pazartesi

Bir küçük çocuk.


             Konuşmuyoruz pek, zaten gerekte yok kelimelere. Aramızda tutturduğumuz frekansın şiddeti tecavüz ediyor zihnime. Güzel siluetin kör noktama düşüyor gözlerimde. Bir siluet, bin dert yaratıyor. Sanki var olan dertler yetmezmiş gibi birde. 

             Işıkları açma. Gerek yok varlığında. Titreyen bedenin kokunun tüm güzelliğini yayıyor etrafa. İhtiyacım yok mesafesizliklere.

             Güzel çocuk desem,öyle desem böyle desem..olmaz. Her kelime kıskanıyor kendinden öncekini, her harf diğerinin boğazına yapışıyor "ben anlatacağım en güzel düşünceyi". Yetemediklerini biliyorlar. Hepsinin boynu bükük, sıralarını bekliyorlar.
             
              Sen sanıyor musun ki divan edebiyatıyla halk edebiyatıyla olacak iş bu ? Ne post-modern'i kalır ne varoluşçusu. Ne romanı anlatır, ne masalı. Gülüşünün kıyılarına vuran güneş tenime değdiği an yeni edebiyat türlerine gebe kalırım. İmpulslarım "sancak ileri" tam gaz çalışır. Varoluşumuzdaki binlerce sperm gibi kelimeler kelimeleri, cümleler cümleleri, nefesim nefesini kovalar. Zorlu yarış ziyadesiyle.

             Konuşmayalım senle, bırak kavuşmayalım mühim değil inan. Sadığım varlığının farkındalığına.

             Belki bir gün "bir gün hatırlar mısın?" la başlar. "Keşke"yle biter. Seninle tüm "keşke"ler bile güzel.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder